• Hızlı Erişim
  • Duyurular
  • Duyuru!..

    23. Sayımız için makale gönderim son tarihi 20 Kasım 2019'dur!..

    22. Sayımız yayımlanmıştır.

    23. Sayımız için araştırmacıların değerli çalışmalarını bekleriz.

    Dergimiz Uluslararası önde gelen indekslerden olan EBSCO tarafından artık taranmaktadır. 

    Dergimiz önde gelen indekslerden European Reference Index For Humanities and Social Sciences (ERIHPLUS) tarafından artık taranmaktadır.

    Dergimiz ULAKBİM SOSYAL BİLİMLER VERİTABANI tarafından 2013 yılı sayılarımızdan itibaren taranmaya başlamıştır. 

    Dergimiz alanın önde gelen indeksleri arasında bulunan Modern Language Association (MLA) tarafından taranmaya başlamıştır.

    Dergimiz önde gelen indekslerden Directory of Research Journal Indexing (DRJI) tarafından artık taranmaktadır.

    Dergimiz Academic Resource Index kataloğu tarafından da taranmaya başlanmıştır. 

    Dergimiz 15. sayısından itibaren uluslararası hakemli bir dergidir. 

    ÖZEL SAYILAR: 11 ve 12. sayılarımız "Prof. Dr. Orhan Bilgin Armağan Sayıları" olarak  yayımlanmıştır. Bu sayılar Doç. Dr. Üzeyir Aslan ve Dr. Ümran Ay editörlüğünde hazırlanmıştır. Kendilerine dergimiz adına teşekkür ederiz.

    10. sayımız "Prof. Dr. Âmil Çelebioğlu Hatıra Sayısı" olarak yayımlanmıştır. Bu sayı Prof. Dr. Nihat Öztoprak ve Prof. Dr. Sebahat Deniz editörlüğünde hazırlanmıştır. Kendilerine dergimiz adına teşekkür ederiz.

     

     

     


  • Sayaç
  • Online Ziyaretçi : 26
    Bugün Toplam : 82
    Genel Toplam : 317116

Nigârî Divanında Rind ve Zâhid
(Rind and Zâhid in Nigârî’s Divan )

Yazar : Ayşe Sağlam    
Türü :
Baskı Yılı : 2016
Sayı : 17
Sayfa : 267-282


Özet
Birbirine zıt iki insan tipinin temsilciliğini yapan rind ve zâhid, Klasik Türk şiirinde adından çok söz edilen kişiler arasındadırlar. Rind; samimiyeti, hoşgörüsü, dürüstlüğü, kanaatkârlığı, dış görünüşe önem vermemesi ve derinliğiyle anılırken zâhid; riyakârlık, kabalık, yalancılık, aç gözlülük, şekilcilik ve yüzeysellikle kendinden söz ettirir. Rind, irfana yani gönül bilgisine önem verirken zâhid aklı öne çıkarır. Kendisini akıllı sanan zâhid, dinî meseleleri kavrayacak ruh inceliğine sahip değildir. Hatta anlamadığını bile anlamayacak kadar cahildir. Rind, züht ve takvaya önem vermez. Zâhid ise ibadetlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu bağlılığın sebebi, cennette alacağı mükâfatı düşünmesidir. Rind, aşk ızdırabı çekmekten perişan bir hâle gelmiştir. Aşkı inkâr eden zâhidin böyle bir ızdırabı yoktur. Aşka ve irfana önem veren, samimiyeti her şeyin önüne çıkaran klasik Türk şairleri, kendi dünya görüşlerini temsil eden rind tipini yüceltirken zâhidi yermişlerdir. Kendilerini rindle özdeşleştiren bu şairler, her fırsatta zâhidle alay etmişlerdir. Söz konusu şairin bir mutasavvıf, hatta bir tarikat şeyhi oluşu bile bu geleneği değiştirmez. Örneğin, 19. yüzyılın başarılı mutasavvıf şairlerinden olan Nigârî şiirlerinde sık sık zâhide sataşır. Nakşibendî tarikatının mürşitlerinden olan Nigârî, şiir söz konusu olunca tasavvufi kimliğini bir yana koyar. Klasik şiir geleneğinin ölçülerine riayet eden şair, rind kimliğine bürünerek kaba sûfî tipini sert bir dille eleştirir. Bu çalışmada, rind ve zâhid kavramlarının Nigârî Divanı’nda ele alınış şekli üzerinde durulacaktır.

Anahtar Kelimeler
Nigârî, divan, rind, zâhid.

Abstract
Rind and zâhid representing two opposite characteristics of person are among people who are mentioned in the classical Turkish poetry. While rind is remembered with sincerity, tolerance, honesty, frugality, not giving importance to the appearance and deep personality, zâhid is mentioned with hypocrisy, vulgarity, lying, greed, formalism and superficiality. While zâhid stands out mind, rind gives attention lore which means knowledge of hearth. Zâhid feels smart itself but he does not have the fineness of spirit to grasp the religious issues. In fact, he is so ignorant, that does not even understand lacking in understanding. Rind does not matter piety and taqwa, while zâhid is closely linked to the worship due to thinking of receiving the reward of heaven. Rind drinks wine continuously that he doesn’t drop the glass from his hand. To take the agony of love he has become a desolate. Zâhid who deny the love has neither concern of drinking wine nor concern of loving a beautiful. Classical poets who give importance to the love and wisdom, put up sincerity in front of everything exalt the rind type which represent their world view meantime they humiliate zâhid. These poets who identify themselves with rind type, at every oppurtunity, they mocked at zâhid. Even the poet is to be sufi or cult sheikh doesn’t change this tradition. For instance, Nigârî who is one of the 19 th century successful sufi poet often annoys zâhid in his poems. Nigârî, one of the sheiks of the Naqshbandi Sufi order, when it comes to poetry, he puts aside the mystical identity. The poet who adapts the measure of classical poetry tradition criticizes sufi type sharply impersonating rind. In this study, it will be focused on how the concept of rind and zâhid is approached in Nigârî’s

Keywords
Nigârî, divan, rind, zâhid.

Adres :İmrahor Mahallesi, Doğancılar Cad., Nu. 81 Üsküdar/İstanbul
Telefon :0216 342 62 02 Faks :
Eposta :info@devdergisi.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri